Ağu
24
1- KLASİK FİLM TEORİSİ (a) Kurgucular (Rudolf Arnheim, Sergei Eisenstein, vs.) (b) Gerçekçiler (André Bazin, Siegfried Kracauer, vs.) 2- MODERN FİLM TEORİSİ (a) Film semiyotiği (Christian Metz: Film Dili, Dil ve Sinema) (b) Post-Yapısal Film Teorisi (2.semiyotik ya da psikosemiyotik olarak da bilinir): Marksist ve psikoanalitik film teorisi. Stephen Heath, Colin MacCabe, Metz The Imaginary […]
Ağu
12
François Truffaut 1954 yılında Fransız Sinemasında Belirgin Bir Eğilim başlıklı bir makale yazdı. Bu çalışmada filmlerin yönetmenin kişisel duygu ve düşüncelerini dışavurmak için eşsiz bir ortam olduğunu iddia etti. O bu yüzden yönetmenin bir auteur olarak kabul edilmesi gerektiğini önerdi. Aslında o bir keresinde, kışkırtıcı bir şekilde, “iyi ve kötü filmler yoktur iyi ve kötü […]
Nis
21
Biz teorimizi, sonsuza dek tepki veren, neredeyse müteşeddit, sürekli bir iç değişim içindeki “karakter”e dayandırıyoruz. Biz insanın -mesela bizzat sizin- yaradılışı nedir? Her şeyi konuşmadan önce bunu konuşmalıyız. Bu konuda bilimsel bilgilere de ihtiyacımız olacak. Bir inşaat yapan kimse, çalıştığı malzemeyi tanımıyorsa bu bir felaketle sonuçlanabilir. Bizim alanımızda bu malzeme “amaç”, “karakter” ve “çatışma”dır. Bunları […]
Eki
13
Mihail M. Bahtin, ilginç kişiliği yanında zor zamanlarda zor bir alanda fikirler üreten, üretken bir zihindi. Sanat felsefesi alanında en etkili isimlerinden biri oldu. Dostoyevski poetikası üzerine düşüncelerini yazdığı kitabının türkçe tercümesinde Wayne C. Booth‘un nefis bir sunuş yazısı var. Bu sunuş yazısı bana yıllar önce okuduğum Thomas Kuhn’un Bilimsel Devrimlerin Yapısı adlı kitabının önsözünü hatırlattı. […]
by Gökhan on Ekim 13th, 2010 in Çeşitli
Ağu
28
Perdelerin yerleri değişkendir. Genellikle ilk perde en kısa olandır. Öykünün temel sorununun ve ana karakterlerin tanıtılmasıyla başlar ve Esas Oğlan’ın temel sorunu çözmek için verdiği kararla biter. Başka bir deyişle, ilk perdede seyirci “işte bu film şunun hakkındadır ve kimlerle başbaşa kalacağımızı böylece görmüş olduk” der. İlk perdede iç ve dış sorunlar ve karakter yapıları […]
Tem
22
Hikaye anlatma işi sanıldığı gibi sadece sezgisel ya da hayalgücü gerektiren bir iş değildir. Friedrich Nietzsche sanat üzerine düşüncelerini yazarken sanatın Apollonik ve Dionizik olarak ikiye ayrılabileceğini ifade etmişti. Apollon , Yunan mitolojisinde müziğin, sanatların, güneşin, ateşin ve şiirin tanrısıdır. Ayrıca kehanet yapan, bilici bir tanrıdır. Dionysos ise şarabın sadece sarhoş ediciliğini değil, sosyal ve […]
Tem
13
İşte, bir paragraf aşağıda Arsito’nun drama hakkındaki fikirlerini gösteren bir grafik… Yatay çizgi zamanı, dikey çizgi ise fiziki ve/veya psikolojik gerilimi temsil ediyor. Bir drama doğal olarak gerilimin sıfır olduğu bir noktada başlamaz. Aynı zamanda bir drama gerilimin en üst olduğu noktada da başlayamaz. Yani zaman ilerledikçe gerilimin azalması seyircide yabancılaşma etkisi uyandırır. Kısacası sıfır noktasının […]
Mar
29
Bir heykeltıraş olan Kıbrıs prensi Pygmalion, ideal kadını temsil eden fildişinden bir heykel yapar ve Galatea adını verir. Galatea o kadar güzeldir ki, Pygmalion ona aşık olur, tanrıça Venüs’e ona hayat vermesi için yalvarır. Venüs onun isteğini kabul ederek Galatea’yı canlandırır; Pygmalion ile insan olan heykeli mutlu bir aşk yaşarlar. Heykeltraş Pygmalion’un içine girdiği bu […]
by Gökhan on Mart 29th, 2010 in Çeşitli
Şub
16
Bakın Aristo, Poetika‘sının başlangıcında ne diyor: “O halde epos, tragedya, komedya, dithrambos şiiri, kitara sanatlarının büyük bir kısmı, bütün bunlar genel olarak taklittir.” Son bir, bir buçuk yüzyıllık kıpırdanmaları saymazsak ve Batı sanat felsefesini derinden etkileyen tek bir kaynak ismi sayalım desek, bu herhalde Poetika olurdu. Aslında gerçekten de ilginç. Evrenin bilimsel metotlarla kavranışı üzerine […]
by Gökhan on Şubat 16th, 2010 in Çeşitli